2017 Sağlık Pazarlaması Trendleri-HBR

Her sene her sektörün yönetimi ile ilgili trendler açıklanıyor.  2017 yılında pazarlama trendleri, sağlık pazarlaması trendleri, mobil sağlık trendleri, sosyal medya trendleri…Listeyi tüm sayfa dolacak şekilde çoğaltmak mümkün.

Birçok kurum ve araştırma şirketinde olduğu gibi Amerikan sağlık pazarlaması şirketi Smith&Jones da 2017 Hastane Pazarlama Trendlerini yayımladı. Amerika pazarlama açısından çok daha rahat ve şanslı bir ülke. Birçok veriyi değerlendirdiğimizde yayımlanan maddelerden ancak 5 tanesi tam anlamıyla Türkiye’ye uyuyor.

1.Doğru hedefe doğru hizmet: CRM (Customer Relationship Management/ Müşteri İlişkileri Yönetimi)

CRM doğru kullanıldığı ve yönetildiğinde müşteri ve ciro artışındaki düzey azımsanmayacak boyutta olabiliyor. Özellikle üretim yapan ve hizmet veren işletmelerde, mevcut müşterileri elde tutmak için müşteri sadakatini ve tatminini artırma, koruma ve geliştirmeye yönelik çalışmaların bel kemiğidir. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Sağlık Yıllığı İstatistiği’ne göre tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınlarda en sık görülen kanser türü meme kanseri. Örneğin, meme sağlığı farkındalık ayı olan ekim ayında; erken teşhisin, kendi kendine muayenenin, yılda 1 defa muayeneye gitmenin ve mamografi çektirmenin önemi anlatılırsa ve bu özellikle hastanelerin bu kontrolleri yaptırmayan kendi hasta datasına yapılırsa; farkındalığın artmasını ve hizmetin kullanılmasını sağlayacaktır.

2.Farklılaşmak için niş ürünler oluşturmak

Fiyatları birbirinden farklı olsa da her sağlık kuruluşunda uygulanan birbiri ile aynı hizmetler vardır. Bu tarz ürünlerle rakiplerinizden ciddi bir farklılıkla ayrılmanız imkânsızlaşır. Örneğin; hemen hemen her sağlık kuruluşu check-up hizmeti verir. Verdiğiniz bu hizmetle otelcilik, teknoloji ya da doktor kadrosu gibi alanlarda farklılaşsanız da ciddi fark yaratacak bir hizmet verildiği söylenemez. Tüm sağlık kuruluşları check-up ile mass’e hizmet verir. Ancak bir genetik check-up hizmeti her kuruluş tarafından verilebilecek bir hizmet değildir. Hangi hastalıklara yatkın olduğunuzun, hangi besinleri tüketmeniz ya da ne tarz sporlar yapmanız gerektiğinin detaylı ve bilimsel bir şekilde anlatılması fark yaratan bir hizmet olurdu. Tabii ki bu hizmet ayrı bir yatırım ve fiyatlandırma gerektirir. Hedef kitlesi de buna göre olacaktır. Kısacası “fark yaratacak” hizmet ya da ürünlerin oluşması önem taşır.

3.Neye ihtiyacınız olduğunu size hasta söyler

Ofiste bilgisayar başında oturarak bir ürün ya da hizmeti pazarlamak ve bunun başarılı olmasını beklemek, milli piyango satın aldığı için büyük ikramiyenin çıkacağını beklemek gibi bir şey. Yılbaşında çeyrek bilete büyük ikramiyenin çıkma ihtimali 10 milyonda 1’di. Ne kadar şanslı olduğunuzu hesap edin artık.

Eğer sahaya inmez, sunacağınız hizmetle alakalı olan ya da olabilecek hasta ve hasta yakınlarıyla iletişime geçmezseniz başarılı olma ihtimaliniz teoride kalır. Bir işin başarılı olabilmesi için teori ve pratiğin aynı oranda ilerlemesi gerekir. Örneğin, doğum yapan kadınların doğumdan 45 gün sonra kadın doğum doktorlarına muayeneye gitmesi önerilir. Hekimler de bunu önerdiği için hastane yönetimleri tarafından hastaların geldiği kabul edilir. Ancak yeni doğum yapan anneleri çocuk polikliniklerinde takip ederseniz annelerin kendilerine vakit ayırmadıklarını, daha doğrusu öncelikleri bebekleri olduğu için önemsemediklerini fark edebilir ve bu bilinci oluşturmak için ayrı bir strateji geliştirmeniz gerektiğini anlayabilirsiniz. Ancak bunun için hem hekimlerle hem de hastalarla iletişim halinde olmak zorundasınız.

4.Tıpta göz ardı edilemeyecek yeni bir konu: Teletıp

Tüm dünya teletıp cihazları konusunda bir yarış içerisinde. Telefonlara yüklenen uygulamalarla nabız, ateş ölçümü yapılabiliyor, bebeğinizin bacağına yapıştırdığınız bir etiketle ateşini ölçüp, telefonunuza gelen uyarıyı doktoru ile paylaşabiliyorsunuz.  Hamileyseniz mobil ultrason cihazları ile bebeğinizin kalp atışlarını ve kendi kasılmalarınızı ölçebiliyorsunuz. Diyabet hastaları şeker takiplerini yapabiliyor. Bu listeyi sayfalarca uzatma mümkün. Her geçen gün yeni ve gelişmiş farklı ürünler gelmeye devam edecek. Sağlık Bakanlığı yakında tüm devlet hastanelerinde uygulanacak teletıp sistemini de devreye sokacak. Teletıp sistemine tüm akıllı cihazlardan ve bilgisayarlardan erişmek mümkün olacak. Bu teknolojiyi göz ardı etmek uzun vadede sağlık kuruluşlarını oyun dışı bırakacak kadar güçlü bir etkiye sahip.

5. Dijital pazarlamanın içeriği değişiyor.

Artık herkes biliyor: “Content is the King.” Ancak bu içerik kullanımı her geçen gün değişiyor ve gelişiyor. 2017’de küresel ölçekte dijital mecralara yapılan harcamanın televizyona yapılan harcamayı geçeceği tahmin ediliyor. Televizyon izlerken bile telefon ya da tablete baktığımızı düşünürsek bunun olması çok zor değil. Klasik reklam mecralarının düşüşü önlenemez bir gerçek.

Bu yüzden hikâye ve içerik konusunda daha farklı çalışmalar yapılmak zorunda. Ayrıca müşteriye ulaşma konusunda daha farklı ve ilgi çekici çalışmalar yapılmalı. Sağlık sektöründe kişiyi bilgilendiren ancak bilgilendirirken sıkmayan içeriklerin hazırlanması, sektörde bir adım öne geçmenizi sağlayacaktır.  Kısaca 2017’de “information” yani bilgi ile eğlenceyi bir araya getiren “Infotainment” kavramını sıkça duyacağız Son dönemlerde videonun durdurulamaz yükselişini görüyorduk. 2017 yılında daha da fazla öne çıkacağı bir gerçek.

Tabii bu içeriği hazırlarken ve yayınlarken kullanıcı dostu olması şart. Kullanıcılar karma karışık, göz yoran, fazla vakit alan şeylerle uğraşmak istemiyor. Bu yüzden; kullanıcı dostu tasarımlar yapan, yarışın içinde kalacaktır.


Harvard Business Review den alıntıdır.

Lütfen Beğenin ve Takipte Kalın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.