NEDEN TED SUNUMLARI 18 DAKİKADIR?

Başlıktan okunduğu gibi değildir ONSEKİZ dakika. Hatta göründüğü gibi de değildir 18 ≄ onsekiz

Tüm düşündüklerinizi, fikirlerinizi 18 dakikaya sığdırmak zor iştir. İsterseniz dünyanın en zengin insanı olun, isterseniz en sert adamı… TED’ in kuralları herkese aynıdır. Sadece 18 dakika.

Peki bu kısıtı açacak olursak, aslında işin temelini kaynağından, yani TED’in yöneticisi Chiris Anderson’ dan öğreneceksek, kendisi şöyle açıklar; “18 dakika, ciddi olmak için yeterince uzun, insanların dikkatini canlı tutmak için yeterince kısadır” der. Bu süre ayrıca internette en iyi süredir. Bir kahve molasına eşdeğerdir. Aynı zamanda Twitter dostu metin üretmeye benzer. Yani, Twitter’ ın bizi 140 karakterle sınırlandırdığı bir ortamda, uzun süre konuşmaya kısıtlanmamaya alışmamış insanların 18 dakika içine sığabilmesi için onları yaratıcı olmaya iter.

İletişim alanında çalışmalar yapın Dr Paul King, araştırmaların sonucu olarak; bilgi birikiminin “cKavramsal Birikim” e sebebiyet verdiğini açıklar. Peki nedir bu kavramsal birikme? Kavramsal birikim; hatırlamanız gereken şeylerin birikimine denir. Böylelikle, hatırlanması gereken şeyler biriktikçe, insanlar strese kapılıp hepsini bırakmasıyla sonuçlanır. King’ e göre, bir içeriği hafızaya işlemek için, iki yada üç seferde kısa süreli çalışmanın bir gecede ezberlemekten daha iyi olduğudur.Çünkü insan beyni gerçek bir enerji oburudur.

Ortalama yetişkin bir insan beyni 1,36 kg dır.Glikoz, oksijen ve kan akışıyla beslenir. özellikle irademizi zorladığımız durumların ( bir Nutella veya Sarelle kavanozuna karşıdan bakmak gibi) ve günün yoğun beyin fırtınalarıyla geçip sonuna doğru gelindiğinde yorgun düşmemizin yegane sebebi bu oburluğudur. Bu sebeple uzamış ve karışık bir Power Point veya Keynote sunumu, beyni daha da oburlaştırır.18 dakikalık  harika bir sunum bu yüzden işler. Dinleyiciye, anlaması paylaşması ve harekete geçmesi için biraz beyin gücü bırakır.

Bu süre darlığı insanı çevikliğe zorlar. Matthew May’ ın dediği gibi; ” Yaratıcılık kısıtlar altında gelişir. Tam doğru şeyi tam doğru şekilde eksiltirseniz ortaya genellikle iyi bir şey çıkar“. Albert Einstein da bu gerçeği şöyle destekler;” Eğer basit bir şekilde anlatamıyorsanız, onu iyi anlamamışsınızdır“. Ya 3 milyar yıl önce büyük patlama (Big Bang) ile başlayan Dünya tarihi ni, 17 dakika 40 saniye ye sığdıran David Chiristan a nedemeli? Gurur verici olmalı. Nekadar iyi anlamış olduğunu siz düşünün. İzlemek isterseniz de link burada (https://www.ted.com/talks/david_christian_big_history?language=tr)

TED sunumlarının geneline baktığımızda da, daha önceden bahsettiğimiz gibi, hemen hemen hepsi Twitter dostudur. Bu sunumlar dünyanın en iyi sunumlarıdır. Çoğunda kelime sayısı 40 ı geçmez.

Sunumlarınız bir TED sunumu gibi sade ve ilgi çekici, heyecanlandırıcı olmalıdır. Çalışmaların da gösterdiği üzere, maalesef insan beyni iki işi aynı anda aynı kalitede yapmakta başarısız. Tabiki yürürken sakız çiğnemekten bahsetmiyorum. Öğrenme ve düşünme gibi fonksiyonlardan söz ediyorum.İyi bir sunum için, bir slayta bir tek resim koyacak kadar cesur olmak gerekir.

Yazımı son olarak Sokrates ten bir alıntı yaparak sonlandırmak istiyorum.

Sokrates bir keresinde öğrencisi Theaetetus’a zihni tanımlarken, ” üzerine algıladığımız ya da anladığımız şeyleri bastırdığımız bir balmumu parçası” olarak analoji yapmıştı. Balmumunun üzerinde çıkan şeyi tanır ve hatırlarız demişti. Fakat silikleşmiş olan ya da izi çıkmayan şeyi unutur ve bilmeyiz.

Sokrates’in bu benzetmesi gibi, obur beyinlerde iz bırakabileceğiniz bir hayatınız olması dileğiyle,

 

Selam olsun…

 

Kaynaklar:

Lindstrom, M, Buyology, 2008

Gallo, C. , Talk Like TED, 2017

Mkabasakal

Lütfen Beğenin ve Takipte Kalın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir