Steve Jobs'ın Bayrağını Kim Taşıyor?

iPhone 7 tanıtımı sırasında adeta “Steve Jobs’ın yeri çok zor doldurulur” klişesini test etme imkânı bulduk. Çok titiz bir planlama ile hazırlanmış olan etkinlikte en çok dikkatimi çeken, ne yeni iPhone, ne yeni iWatch, ne de yeni iOS sürümü idi. İlgi çekici olan; CEO Tim Cook ‘un tüm sunumu tek başına yapmayıp, farklı konu başlıkları için sözü sorumlu ürün yöneticilerine bırakması idi. İlave olarak Nike, SupeMario gibi markaların da iş ortağı sıfatı ile sahne alması, Apple tanıtım etkinlikleri için bir ilk olarak sayılabilir. Oysa alışageldiğimiz üzere bu gibi tanıtım etkinliklerinde sadece Steve Jobs sahne alır ve o gün için sadece Apple markasının pazara sunduğu yeni teknolojileri kendine has tarzı ile tek başına sunardı. Apple, Jobs’ın sahnede boşalttığı yeri doldurmak için tüm gücü ile çalışıyor. Peki ya bilişim teknolojileri endüstrisi?

Son dönemde izlediğim iki sunum, bu sorunun yanıtına ulaşabilmek için bize bazı ipuçları sunuyor…

Mars’a bi’ bilet lütfen

Daha çok elektrikli ve sürücüsüz araba fikrini, konsept aşamasından çıkararak ticari bir model haline dönüştüren Tesla Motors ‘un mucidi olarak tanıdığımız fakat esas amacı Güneş sistemini fethetmek olan Elon Musk, boşluğu dolduracak en kuvvetli aktörlerden biri olmaya aday. En büyük hissedarı olduğu SpaceX firmasının Californiya Hawthorne ‘da bulunan tesislerinde 10 yıldan uzun zamandır, daha önceki başarılı girişimi PayPal ‘den kazandığını, roket inşa etmek, uzaya fırlatmak yani kısaca havacılık ve uzay endüstrisini start-up yaklaşımı ile yeniden dizayn etmek için çalışıyor.

Üç adet başarısız denemeden sonra dünya üzerinde çok az ülkenin gerçekleştirebildiği bir başarıyı özel şirket patronu olarak gerçekleştirerek “Falcon 1” isimli roketi Uluslararası Uzay İstasyonuna göndermeyi başaran Musk, Eylül ayında Meksika’da gerçekleşen 67. Uluslararası Uzay Yolculuğu Konferansında, 10 yıl içerisinde koloni kurmak üzere Mars’a ticari seferleri başlatmayı planladıklarını açıkladı. George Lucas’ın tasarladığı kurguya adım adım yaklaşıyoruz…

Sanal gözlük ile ışınlanmak

Diğer taraftan yaşam tarzımızı Facebook ile belli ölçülerde değiştirmiş olan Mark Zuckerberg, bizi sanal ortamda ilkokul arkadaşlarımız ile kavuşturmaktan ötesine geçmeye hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen sunumda, Facebook’un sanal gerçeklik yatırımı Oculus Rift ‘in yeni OC3 modeli ve yeni nesil bilişim platformu tanıtıldı. Sanal dünya ile gerçek dünyayı birbirine karıştırarak harmanlayan OC3, belli başlı endüstrilerde köklü değişim rüzgarları estirecek gibi duruyor. Örneğin evinizde o an neler olup bittiğini öğrenmek için çeşitli yerlere yerleştirdiğiniz kapalı devre kamera sistemlerine uzaktan erişmek yerine OC3 ‘ü kullanarak evinizde sanal bir tur atabileceksiniz. Işınlanmanın sanal yolu… Güvenlik firmalarının ve kapalı devre kamera sistemleri üreticilerinin yakından izlemesi gereken gelişmeler, her an Kodak’ın uğradığı akıbet ile karşılaşabilir ve yıkıcı inovasyona yenik düşebilirler. ( Kodak’ın akıbeti için bakınız; http://hbrturkiye.com/blog/yikici-inovasyon-sirketlerin-dogal-afeti )

Jobs, inovatif fikirlerini elektronik devreler ile buluşturarak yeni bir maratonun resmi start ‘ını verdi. Başlayan bu “bilişim bayrak yarışı” tüm hızı ile devam ediyor ve sürekli kırılan rekorlar ile yeni zirveler test ediliyor. Bayrağı yere düşürmeden kimin taşıyacağı sorusu havada asılı durmak ile birlikte benim iki favori adayım  Musk ve Zuckerberg. Sizinki kim?


Harvard Business Review den alıntıdır.

Lütfen Beğenin ve Takipte Kalın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir